Gastrik Bypass

Çalışma Saatlerimiz
  • clockHafta içi 09:00 – 17:00
    Cumartesi 10:00 – 14:00
İletişim Bilgileri
Sorularınız mı Var?

Gastrik Bypass ameliyatlarında Laparoskopi tekniği ile müdahale yapılmakta ve Mide Bandı operasyonundaki gibi bir mantıkla midenin yemek borusundan sonraki 25-35cc’lik kısmı ince barsaklara bağlanarak midenin büyük bir kısmı ile barsakların bir bölümü devredışı bırakılarak yenilen yiyeceklerin büyük kısmının emilmeden vücuttan atılması hedeflenmektedir

Normalde 1000 ml.’ye kadar genişleyebilen mide, geriye bırakılan Gastrk Bypass poşunun midenin en az genişleyebilen üst kısmında olduğu için uzun dönemde de olsa bu bölgede anlamlı bir genişleme olmaz.

Bu operasyonda midenin neredeyse sadece %5’lik bir kısmı kullanılmaya devam edilirken, oniki parmak bağırsağı ve ince bağırsağın ilk 1 metrelik üst kısmı tamamen bypass edilmiş olur. Gastrik Bypass poşu midenin en az esneyebilen üst kısmında oluşturulmaktadır ve bu sayede uzun dönemde poşun hacminde anlamlı bir artış olmaz. Sadece bir kaşık yemek yenmesiyle beyine giden mide dolu sinyalleri sayesinde hasta bir öğün yemek yemiş gibi doygunluk hisseder.

gastrik bypass

Sorularınız mı Var?

[contact-form-7 id=”3430″]
  • Kısıtlayıcı Yöntemler
    Bu yöntemler amaç itibariyle hastanın erken doymasını sağlar ve neticesinde kalori alımını azaltırlar. Mide Hacmi, laparoskopi ile yerleştirilen mide bandı (LAGB), vertikal bantlı gastroplasti (VBG), laparoskopik sleeve gastrektomi (tüp mide=LSG) ve mide balonu ile kontrol altına alınmaktadır.
  • Emilimi Bozan Yöntemler
    Biliopankreatik Diversiyon (BPD) ve Jejunoileal Bypass yöntemlerinde besin akışı azaltılır ve emici alan bypass edilir bu sayede kalori miktarı azalır.
  • Dual Yöntemler
    Yukarıdaki etkileri beraber sağlayan Roux en-Y gastrik bypass (RYGB) ve duodenal switch (DS) hem besin akışını azaltmakta hem de hastanın doyma eşiğini düşürmektedir.

 

Acıkma ve yeme kapasitesi azalan hasta, günlük yaşamını daha az beslenme ile devam ettirmektedir. Ameliyat öncesinde obez olunmasından bağımsız olarak, sağlıklı bir yaşamın gereği olarak şekerli yiyecek, içecek ve alkol tüketilmemesi öneriliyor. Her tıbbi müdahalede olduğu gibi hastanın da tıbbi müdahaleye destek olması kilo vermeyi hızlandırmada önem taşıyor. İstatistiklere göre Obezite Cerrahisinde 12 aylık süreç içerisinde fazla kilolarınızın yaklaşık %60’ından kurtulabilirsiniz.

Laparoskopik yöntemle yapılan Obezite Cerrahi müdahalesinde ağrı yok denecek kadar az olmakta ve operasyon sonrasında hasta kısa bir süre sonra aktif olarak yaşantısına devam edebilmektedir. Düzenli diyetisyen kontrolleri ve beslenme disiplininden taviz verilmemesi neticesinde kilo verme süreci de sağlıklı olarak devam etmektedir.

Beslenme alışkanlıkları tespit edilerek hastanın ameliyat sonrasında uyacağı program anlatılmalı.
Hastanın ameliyat sonrası için motivasyonu değerlendirilmeli.
Ameliyat sonrası yaşam boyu alışkanlıklarının değişmesi gerekeceği, ancak bu noktada gerçek bir sonuç alınacağı anlatılmalı.

Laparoskopi, ağırlıklı olarak karın bölgesi ameliyatlarında kullanılan ve bir kamera (laparoskop) ile özel el aletleri ile, normal ameliyata göre çok daha küçük bir kesiden organlara ulaşmayı sağlayan bir yöntemdir. Açık ameliyatlarda kesi en az 6-10 cm olurken, laparoskopide 2 tane 10 mm, 2 veya 3 tane 5 mm kesi olmak üzere toplam 4-5 kesi olmaktadır. Ameliyat sonrası barsak problemleri, yara komplikasyonları, yapışıklıklar, enfeksiyon riski de batına el girmediği için da daha az görülmektedir. Ameliyat sonrasında daha az sorunla karşılaşıldığından hasta açık ameliyatlardan daha kısa sürede normal yaşantısına dönebilmektedir. Bu nedenlerle, mide kelepçesi ameliyatlarının bir kısmında Laparoskopi tekniği kullanılır.